Hazır risk kütüphaneli yazılımlar işimizi kolaylaştırıyor mu, yoksa kopyala-yapıştır risk değerlendirmesini mi yaygınlaştırıyor?
Piyasadaki pek çok İSG yazılımı sektöre göre hazır tehlike ve önlem kütüphaneleriyle geliyor. Birkaç tıkla onlarca satırlık bir risk değerlendirmesi oluşuyor, raporlar düzgün görünüyor ve denetimde dosya eksiksiz duruyor.
Savunanlara göre bu araçlar zaman kazandırıyor ve unutulabilecek tehlikeleri hatırlatıyor. Özellikle çok sayıda işyerine bakan uzman için bu yük başka türlü taşınamaz. Kütüphane bir başlangıç noktası, son düzenlemeyi zaten uzman yapıyor.
Eleştirenler ise farklı bir tablo çiziyor: Aynı cümleler farklı işyerlerinin raporlarında birebir tekrar ediyor. O işyerine özgü makine, vardiya düzeni ya da süreç rapora hiç girmiyor. Belge kalınlaşıyor ama sahayı anlatmıyor. Kaza sonrasında dosya incelendiğinde bu durum uzmanın aleyhine de dönebilir.
Siz hazır kütüphaneleri ne ölçüde kullanıyorsunuz? Bir yazılımın risk değerlendirmesinde mutlaka sahaya özgü bilgi istemesi, örneğin fotoğraf ya da gözlem notu olmadan ilerletmemesi sizce iyi bir özellik mi, yoksa gereksiz bir yük mü?
Savunanlara göre bu araçlar zaman kazandırıyor ve unutulabilecek tehlikeleri hatırlatıyor. Özellikle çok sayıda işyerine bakan uzman için bu yük başka türlü taşınamaz. Kütüphane bir başlangıç noktası, son düzenlemeyi zaten uzman yapıyor.
Eleştirenler ise farklı bir tablo çiziyor: Aynı cümleler farklı işyerlerinin raporlarında birebir tekrar ediyor. O işyerine özgü makine, vardiya düzeni ya da süreç rapora hiç girmiyor. Belge kalınlaşıyor ama sahayı anlatmıyor. Kaza sonrasında dosya incelendiğinde bu durum uzmanın aleyhine de dönebilir.
Siz hazır kütüphaneleri ne ölçüde kullanıyorsunuz? Bir yazılımın risk değerlendirmesinde mutlaka sahaya özgü bilgi istemesi, örneğin fotoğraf ya da gözlem notu olmadan ilerletmemesi sizce iyi bir özellik mi, yoksa gereksiz bir yük mü?
💬 0 yorum

