Uyarılara yıllardır kulak asmayan işveren: OSGB sözleşmeyi feshetmeli mi, müşteriyi tutmaya devam mı?
Her OSGB'nin portföyünde böyle müşteriler var. Tespit defterine aynı uygunsuzluk aylardır yazılıyor, raporlar e-postayla gidiyor, ziyaret tutanakları imzalanıyor. Ama sahada hiçbir şey değişmiyor. Ücret düzenli ödendiği sürece ilişki devam ediyor.
Sözleşmenin sürmesini savunanlar şöyle düşünüyor: Uzman o işyerinden çekilirse, işyeri ya daha ucuz ve daha az sorgulayan bir hizmete geçer ya da tamamen boşta kalır. İçeride kalmak en azından küçük iyileştirmeler için kapıyı açık tutar. Bazı işverenler de yıllar içinde, çoğu zaman bir ramak kala olayından sonra ikna olur. Ayrıca her müşteriyi 'zor' diye bırakan bir OSGB'nin ayakta kalması kolay değil.
Karşı görüş ise riskin artık kâğıtla yönetilemeyeceğini söylüyor. Ciddi bir kaza olduğunda yapılan uyarıların belgelenmiş olması uzmanı ve OSGB'yi tamamen rahatlatmayabilir. Dava süreci, itibar kaybı ve ekibin morali, o müşteriden gelen gelirden pahalıya patlayabilir. Bu görüşe göre uyarıları sistematik olarak yok sayan işverene hizmet vermek, sorunu ona ortak olmak anlamına geliyor.
Arada bir yol da var: Fesih kararını önceden tanımlanmış kriterlere bağlamak. Örneğin belirli sayıda tekrar eden kritik uygunsuzluk ya da yönetimle yapılan resmi bir toplantının sonuçsuz kalması gibi. Böylece karar uzmanın kişisel yorgunluğuna değil, OSGB'nin politikasına dayanmış olur.
OSGB sahipleri ve yöneticileri: Sırf uyarılar uygulanmadığı için sözleşme feshettiğiniz oldu mu? Bunun için yazılı bir iç kuralınız var mı, yoksa her vaka uzmanla yöneticinin pazarlığına mı kalıyor?
Sözleşmenin sürmesini savunanlar şöyle düşünüyor: Uzman o işyerinden çekilirse, işyeri ya daha ucuz ve daha az sorgulayan bir hizmete geçer ya da tamamen boşta kalır. İçeride kalmak en azından küçük iyileştirmeler için kapıyı açık tutar. Bazı işverenler de yıllar içinde, çoğu zaman bir ramak kala olayından sonra ikna olur. Ayrıca her müşteriyi 'zor' diye bırakan bir OSGB'nin ayakta kalması kolay değil.
Karşı görüş ise riskin artık kâğıtla yönetilemeyeceğini söylüyor. Ciddi bir kaza olduğunda yapılan uyarıların belgelenmiş olması uzmanı ve OSGB'yi tamamen rahatlatmayabilir. Dava süreci, itibar kaybı ve ekibin morali, o müşteriden gelen gelirden pahalıya patlayabilir. Bu görüşe göre uyarıları sistematik olarak yok sayan işverene hizmet vermek, sorunu ona ortak olmak anlamına geliyor.
Arada bir yol da var: Fesih kararını önceden tanımlanmış kriterlere bağlamak. Örneğin belirli sayıda tekrar eden kritik uygunsuzluk ya da yönetimle yapılan resmi bir toplantının sonuçsuz kalması gibi. Böylece karar uzmanın kişisel yorgunluğuna değil, OSGB'nin politikasına dayanmış olur.
OSGB sahipleri ve yöneticileri: Sırf uyarılar uygulanmadığı için sözleşme feshettiğiniz oldu mu? Bunun için yazılı bir iç kuralınız var mı, yoksa her vaka uzmanla yöneticinin pazarlığına mı kalıyor?
💬 0 yorum

