Tehlike sınıfı NACE kodundan mı gelmeli, sahadaki gerçek işten mi? Kağıtta az tehlikeli, sahada değil
İşyerinin tehlike sınıfı, bildiğimiz gibi SGK kayıtlarındaki faaliyet koduna bağlı olarak belirleniyor. Hizmet süresi, uzman sınıfı, eğitim periyotları ve sağlık gözetimi sıklığı hep bu sınıflandırmaya göre şekilleniyor. Sorun, kayıttaki kod ile sahadaki işin her zaman aynı olmaması.
Sahada sık konuşulan örnekler var: Ticaret olarak kayıtlı ama arka tarafında kaynak ve kesim yapan atölye, ofis hizmeti görünen ama ekibi yüksekte montaja çıkan firma, depo olarak geçen ama içinde ciddi forklift trafiği ve istif riski barındıran işletme. Kağıtta az tehlikeli, sahada ise bambaşka bir tablo.
Koda bağlı kalmayı savunanlar şunu söylüyor: Net ve denetlenebilir bir kriter gerekiyor. Her uzman kendi gözlemine göre sınıf belirlemeye kalkarsa keyfilik başlar, OSGB'ler arasında fiyat ve süre tartışması hiç bitmez. Kodun yanlış olduğunu düşünen, düzeltilmesi için işverene bildirir ve süreç resmi yoldan ilerler.
Karşı taraf ise uzmanın risk değerlendirmesinde gördüğü gerçeği göz ardı etmenin, düşük süre ve düşük ücretle yüksek riskli bir işyerini üstlenmek anlamına geldiğini söylüyor. Üstelik kod değişikliği işverenin prim ve maliyet hesabını da etkilediği için düzeltme talebi çoğu zaman sözleşme kaybı riskiyle birlikte geliyor.
Sizin pratiğinizde bu uyumsuzluk ne sıklıkla çıkıyor? Kayıttaki sınıf ile sahadaki gerçek risk çeliştiğinde ne yapıyorsunuz: Resmi sınıfa göre mi çalışıyorsunuz, yoksa fiilen daha fazla süre ayırıp bunu kendi cebinizden mi karşılıyorsunuz?
Sahada sık konuşulan örnekler var: Ticaret olarak kayıtlı ama arka tarafında kaynak ve kesim yapan atölye, ofis hizmeti görünen ama ekibi yüksekte montaja çıkan firma, depo olarak geçen ama içinde ciddi forklift trafiği ve istif riski barındıran işletme. Kağıtta az tehlikeli, sahada ise bambaşka bir tablo.
Koda bağlı kalmayı savunanlar şunu söylüyor: Net ve denetlenebilir bir kriter gerekiyor. Her uzman kendi gözlemine göre sınıf belirlemeye kalkarsa keyfilik başlar, OSGB'ler arasında fiyat ve süre tartışması hiç bitmez. Kodun yanlış olduğunu düşünen, düzeltilmesi için işverene bildirir ve süreç resmi yoldan ilerler.
Karşı taraf ise uzmanın risk değerlendirmesinde gördüğü gerçeği göz ardı etmenin, düşük süre ve düşük ücretle yüksek riskli bir işyerini üstlenmek anlamına geldiğini söylüyor. Üstelik kod değişikliği işverenin prim ve maliyet hesabını da etkilediği için düzeltme talebi çoğu zaman sözleşme kaybı riskiyle birlikte geliyor.
Sizin pratiğinizde bu uyumsuzluk ne sıklıkla çıkıyor? Kayıttaki sınıf ile sahadaki gerçek risk çeliştiğinde ne yapıyorsunuz: Resmi sınıfa göre mi çalışıyorsunuz, yoksa fiilen daha fazla süre ayırıp bunu kendi cebinizden mi karşılıyorsunuz?
💬 0 yorum

