Tonlarca ağırlıktaki mermer ve demir bloklar: İstif ve devrilme riski sahada neden hâlâ şansa bırakılıyor?
Son haftalarda yerel basında arka arkaya benzer haberler çıktı: Bir mermer işletmesinde plakaların işçilerin üzerine devrilmesi, başka bir ilde ağır bir demir bloğun altında kalan genç bir işçi. Ayrıntılar farklı olsa da ortak payda aynı: Çok ağır bir yük, yanlış ya da sabitlenmemiş bir istif ve o anda yükün dibinde duran biri.
Sahada bu riskin bilinmediğini söylemek zor. Yine de istif sehpalarının uygunluğu, plakaların sabitlenmesi, yükleme-boşaltma sırasında kimsenin devrilme alanında bulunmaması gibi konular çoğu zaman risk değerlendirmesinde tek satırlık genel bir ifadeyle geçiştiriliyor. 'Yıllardır böyle yapıyoruz, bir şey olmadı' cümlesi de en çok bu tür işlerde duyuluyor.
Bir görüşe göre sorun teknik değil, kültürel: Usta işini bildiğini düşünüyor, sehpa ve kayış maliyet olarak görülüyor, üretim baskısı altında yük nereye sığarsa oraya konuyor. Uzmanın yazdığı önlem, ilk yoğun günde unutuluyor.
Diğer görüş ise sorumluluğu risk değerlendirmesinin kalitesine bağlıyor: Yük ağırlığı, istif yüksekliği, zemin durumu, yaklaşma mesafesi ve kaldırma ekipmanı tek tek ele alınmadan yazılmış bir değerlendirme sahada yol göstermiyor. Somut kural konmadıkça herkes kendi bildiği gibi istif yapıyor.
Mermer, çelik, prefabrik, cam veya depo sektöründe çalışanlara sorumuz: Ağır yük istifi için sahada gerçekten işleyen bir kural koyabildiniz mi, nasıl? Ve sizce bu kazalarda asıl eksik ekipman mı, prosedür mü, yoksa denetimin sürekliliği mi?
Sahada bu riskin bilinmediğini söylemek zor. Yine de istif sehpalarının uygunluğu, plakaların sabitlenmesi, yükleme-boşaltma sırasında kimsenin devrilme alanında bulunmaması gibi konular çoğu zaman risk değerlendirmesinde tek satırlık genel bir ifadeyle geçiştiriliyor. 'Yıllardır böyle yapıyoruz, bir şey olmadı' cümlesi de en çok bu tür işlerde duyuluyor.
Bir görüşe göre sorun teknik değil, kültürel: Usta işini bildiğini düşünüyor, sehpa ve kayış maliyet olarak görülüyor, üretim baskısı altında yük nereye sığarsa oraya konuyor. Uzmanın yazdığı önlem, ilk yoğun günde unutuluyor.
Diğer görüş ise sorumluluğu risk değerlendirmesinin kalitesine bağlıyor: Yük ağırlığı, istif yüksekliği, zemin durumu, yaklaşma mesafesi ve kaldırma ekipmanı tek tek ele alınmadan yazılmış bir değerlendirme sahada yol göstermiyor. Somut kural konmadıkça herkes kendi bildiği gibi istif yapıyor.
Mermer, çelik, prefabrik, cam veya depo sektöründe çalışanlara sorumuz: Ağır yük istifi için sahada gerçekten işleyen bir kural koyabildiniz mi, nasıl? Ve sizce bu kazalarda asıl eksik ekipman mı, prosedür mü, yoksa denetimin sürekliliği mi?
💬 0 yorum

