Hastane kendi çalışanının işyeri: Sağlık çalışanlarının sağlık gözetimi neden hep sona kalıyor?
Yerel basında hastanelerde çalışan sağlığı toplantıları ve stajyerlere yönelik iş güvenliği eğitimleri haberlerine sıkça rastlıyoruz. Bu haberler olumlu bir tabloya işaret ediyor, ama sahadaki meslektaşların sık dile getirdiği bir gerilimi de akla getiriyor: Hastaneler başkasının sağlığına bakmak için kurulmuş yerler; peki kendi çalışanlarının sağlığına ne kadar bakabiliyorlar?
Sağlık çalışanları biyolojik etkenlerden kesici-delici yaralanmalara, hasta kaldırmaya bağlı kas-iskelet sorunlarından vardiyalı çalışmaya, şiddete ve tükenmişliğe kadar geniş bir risk yelpazesiyle karşı karşıya. Buna rağmen periyodik muayeneler, aşı takibi ya da iğne batması sonrası izlem bazı kurumlarda düzenli işlerken bazılarında aksadığı konuşuluyor.
İşin içinde ilginç bir ikilem de var. Hastanede çalışan sağlığından sorumlu hekim, çoğu zaman aynı kurumdaki meslektaşlarını, hatta kendinden kıdemli hekimleri değerlendiriyor. Bir görüşe göre bu yakınlık avantaj: Ortamı ve riskleri en iyi bilen kişi içeriden biri. Diğer görüşe göre bu yakınlık bağımsızlığı zayıflatıyor; 'bu bölümde çalışmaya uygun değil' ya da 'iş yükü sağlığını bozuyor' demek, hiyerarşinin güçlü olduğu bir ortamda kolay değil.
Bir de sağlık çalışanlarının kendi tutumu var: 'Ben zaten doktorum, hemşireyim, kendime bakarım' düşüncesiyle muayeneye gelmemek, iğne batmasını bildirmemek de sık anlatılan bir durum.
Hastanede ya da sağlık kurumunda görev yapan hekim, DSP ve hemşire arkadaşlara soralım: Sağlık gözetimi kurumunuzda gerçekten işliyor mu? Meslektaşlarınızı değerlendirirken bağımsız karar verebildiğinizi hissediyor musunuz, yoksa dışarıdan bir hizmet mi daha sağlıklı olurdu?
Sağlık çalışanları biyolojik etkenlerden kesici-delici yaralanmalara, hasta kaldırmaya bağlı kas-iskelet sorunlarından vardiyalı çalışmaya, şiddete ve tükenmişliğe kadar geniş bir risk yelpazesiyle karşı karşıya. Buna rağmen periyodik muayeneler, aşı takibi ya da iğne batması sonrası izlem bazı kurumlarda düzenli işlerken bazılarında aksadığı konuşuluyor.
İşin içinde ilginç bir ikilem de var. Hastanede çalışan sağlığından sorumlu hekim, çoğu zaman aynı kurumdaki meslektaşlarını, hatta kendinden kıdemli hekimleri değerlendiriyor. Bir görüşe göre bu yakınlık avantaj: Ortamı ve riskleri en iyi bilen kişi içeriden biri. Diğer görüşe göre bu yakınlık bağımsızlığı zayıflatıyor; 'bu bölümde çalışmaya uygun değil' ya da 'iş yükü sağlığını bozuyor' demek, hiyerarşinin güçlü olduğu bir ortamda kolay değil.
Bir de sağlık çalışanlarının kendi tutumu var: 'Ben zaten doktorum, hemşireyim, kendime bakarım' düşüncesiyle muayeneye gelmemek, iğne batmasını bildirmemek de sık anlatılan bir durum.
Hastanede ya da sağlık kurumunda görev yapan hekim, DSP ve hemşire arkadaşlara soralım: Sağlık gözetimi kurumunuzda gerçekten işliyor mu? Meslektaşlarınızı değerlendirirken bağımsız karar verebildiğinizi hissediyor musunuz, yoksa dışarıdan bir hizmet mi daha sağlıklı olurdu?
💬 0 yorum

