Pres makinesinde emniyet sensörü 'hızı düşürüyor' diye köprüleniyor: Bunu sahada kim görmezden geliyor?
Bu hafta yerel basında Afyon'da bir fabrikada pres makinesine sıkışan bir işçinin hayatını kaybettiği haberi yer aldı. Kazanın nedeni henüz netleşmedi. Yine de haber, pres ve benzeri makinelerde sahada sık konuşulan bir soruyu akla getiriyor: Koruyucu sistemler gerçekten çalışıyor mu, yoksa üretim hızına kurban mı ediliyor?
Işık perdesi, iki el kumandası ve kapak kilidi gibi düzenekler kâğıt üzerinde makinenin olmazsa olmazı. Sahada ise bir sensörün bantla kapatıldığı, iki el butonundan birinin sabitlendiği ya da kilit anahtarının yedeğinin operatörün cebinde durduğu hikâyeleri az değil. Gerekçe çoğu zaman aynı oluyor: 'Norm tutmuyor, makine sürekli duruyor.'
Bir görüşe göre sorumluluk açık. Koruyucuyu devre dışı bırakmak bilinçli bir tercih ve bunu yapan operatör ya da göz yuman ustabaşı hesap vermeli. Karşı görüşe göre ise asıl sorun, koruyucuyu aşmayı kârlı hale getiren düzen. Prim sistemi parça başına kuruluysa, bakım ekibi arızalı sensörü günlerce değiştirmiyorsa ve hız hedefi güvenli çalışma süresine göre belirlenmemişse işçiyi suçlamak kolaycılık olur.
Uzmanın konumu da tartışmalı. Ayda birkaç saatlik ziyarette, operatör uzmanı görünce bandı söküp gittiğinde yeniden takıyorsa bunu yakalamak ne kadar mümkün? Yakalandığında makineyi durdurmak mı, tutanak tutmak mı, yoksa üretim müdürüyle hız hedefini masaya yatırmak mı daha etkili?
Sahada köprülenmiş bir koruyucuyla karşılaştığınızda ilk ne yapıyorsunuz ve bu gerçekten kalıcı bir sonuç verdi mi? Sizce bu tablonun asıl sorumlusu operatör mü, ustabaşı mı, yoksa hız hedeflerini belirleyen yönetim mi?
Işık perdesi, iki el kumandası ve kapak kilidi gibi düzenekler kâğıt üzerinde makinenin olmazsa olmazı. Sahada ise bir sensörün bantla kapatıldığı, iki el butonundan birinin sabitlendiği ya da kilit anahtarının yedeğinin operatörün cebinde durduğu hikâyeleri az değil. Gerekçe çoğu zaman aynı oluyor: 'Norm tutmuyor, makine sürekli duruyor.'
Bir görüşe göre sorumluluk açık. Koruyucuyu devre dışı bırakmak bilinçli bir tercih ve bunu yapan operatör ya da göz yuman ustabaşı hesap vermeli. Karşı görüşe göre ise asıl sorun, koruyucuyu aşmayı kârlı hale getiren düzen. Prim sistemi parça başına kuruluysa, bakım ekibi arızalı sensörü günlerce değiştirmiyorsa ve hız hedefi güvenli çalışma süresine göre belirlenmemişse işçiyi suçlamak kolaycılık olur.
Uzmanın konumu da tartışmalı. Ayda birkaç saatlik ziyarette, operatör uzmanı görünce bandı söküp gittiğinde yeniden takıyorsa bunu yakalamak ne kadar mümkün? Yakalandığında makineyi durdurmak mı, tutanak tutmak mı, yoksa üretim müdürüyle hız hedefini masaya yatırmak mı daha etkili?
Sahada köprülenmiş bir koruyucuyla karşılaştığınızda ilk ne yapıyorsunuz ve bu gerçekten kalıcı bir sonuç verdi mi? Sizce bu tablonun asıl sorumlusu operatör mü, ustabaşı mı, yoksa hız hedeflerini belirleyen yönetim mi?
💬 0 yorum

