Uzmana sabit maaş mı, işyeri sayısına göre prim mi: Hangisi hizmet kalitesini gerçekten artırır?
OSGB'lerde ücret modeli genellikle iki yoldan birine dayanıyor. Birincisi, uzmana ve hekime sabit maaş verip işyeri dağılımını yönetimin belirlemesi. İkincisi, bakılan işyeri sayısına ya da sözleşme dakikasına göre değişen prim veya parça başı ödeme. İkisi de yaygın ama hangisinin sahadaki hizmeti iyileştirdiği pek konuşulmuyor.
Primli modeli savunanlar şöyle düşünüyor: Daha çok çalışan daha çok kazanmalı. Sabit maaşta motivasyon düşüyor, iyi uzman ile asgariyi yapan uzman aynı parayı alıyor. Prim, uzmanı müşteri ilişkisine ve sözleşmenin devamına da ortak ediyor.
Karşı görüş ise sert. Sayıya bağlı prim, uzmanı daha çok işyeri almaya, ziyareti kısaltmaya ve evrakı öne çıkarmaya itiyor. 'Müşteriyi kaybetmeyelim' kaygısı da uzmanın işverene hayır diyebilmesini zorlaştırabiliyor. Bu açıdan bakınca bağımsızlık ile kazanç birbirine ters düşüyor.
Arada karma modeller de var: sabit taban maaş ile birlikte kalite göstergelerine bağlı ek ödeme. Burada da şu soru çıkıyor: İSG hizmetinde kaliteyi neyle ölçeceğiz? Kaza sayısıyla mı, denetim sonuçlarıyla mı, müşteri memnuniyetiyle mi? Her birinin kendi çarpıklığı var.
OSGB yöneticileri, hangi modeli uyguluyorsunuz ve sizde hangi sonuçları verdi? Uzmanlar, primli sistemde işverene karşı daha mı zor durumda kalıyorsunuz, yoksa bu abartılmış bir endişe mi?
Primli modeli savunanlar şöyle düşünüyor: Daha çok çalışan daha çok kazanmalı. Sabit maaşta motivasyon düşüyor, iyi uzman ile asgariyi yapan uzman aynı parayı alıyor. Prim, uzmanı müşteri ilişkisine ve sözleşmenin devamına da ortak ediyor.
Karşı görüş ise sert. Sayıya bağlı prim, uzmanı daha çok işyeri almaya, ziyareti kısaltmaya ve evrakı öne çıkarmaya itiyor. 'Müşteriyi kaybetmeyelim' kaygısı da uzmanın işverene hayır diyebilmesini zorlaştırabiliyor. Bu açıdan bakınca bağımsızlık ile kazanç birbirine ters düşüyor.
Arada karma modeller de var: sabit taban maaş ile birlikte kalite göstergelerine bağlı ek ödeme. Burada da şu soru çıkıyor: İSG hizmetinde kaliteyi neyle ölçeceğiz? Kaza sayısıyla mı, denetim sonuçlarıyla mı, müşteri memnuniyetiyle mi? Her birinin kendi çarpıklığı var.
OSGB yöneticileri, hangi modeli uyguluyorsunuz ve sizde hangi sonuçları verdi? Uzmanlar, primli sistemde işverene karşı daha mı zor durumda kalıyorsunuz, yoksa bu abartılmış bir endişe mi?
💬 0 yorum

